Cem Yılmaz: Normal Zekadan Ne Fayda Gördük ki Yapay Zekadan Görelim
Hürriyet'e verdiği bir röportajda yapay zeka hakkında fikirlerini belirten Cem Yılmaz, “Şöyle düşünmek gerekiyor; ‘Normal zekâdan ne fayda gördük ki yapayından fayda göreceğiz.’ Çünkü zekilerin acı çektiği bir gerçek. Dolayısıyla yapay zekanın bizimle olumsuz bir mücadeleye gireceğini düşünmüyorum. Ben bir olumsuzluk görmüyorum. Beni bir bilgisayarın döveceğini sanmıyorum. Çünkü joystick bende” dedi.
Akıllı telefon, akıllı saat veya akıllı televizyon gibi akıllı teknolojileri kullanırken insanların kendini daha doğru konumlamasını gerektiğini anlatan Cem Yılmaz, “2000’li yılların başında akıllı fırınlarla ilgili bir esprim vardı. Akıllı fırın ne yapıyor acaba? Kol böreği yapıyorsun, kalorisi yüksek diye yapmıyor mu? Cihazlar aslında şunu demeyi çalışıyor: “Akıllı ol!” Bizleri uyarmaya çalışıyorlar. Cihazlar şunu demek istiyor: ‘Beni sen yaptın. Ne olur senden daha akıllı olduğumu ispatlayacak davranışlarda bulunma.’ Yani telefon akıllıysa ve bu bizim elimizdeyse istediğimiz zaman kapatabiliyorsak bizim bundan daha akıllı olmamız lazım. Ben de kendim için şunu düşünüyordum; Cem abi seni Ferrari’de gördüm. Eğer ben Ferrari’den daha ilgi çekici ve parlak değilsem, zaten o araca binmemem gerekiyordu” dedi.
İnsanların kendilerini teknolojiyle olan yakınlığında iyi konumlaması gerektiğini söyleyen Cem Yılmaz, şunları söyledi: “Akıllı telefona aklı ona bırakıp, tüm hayatımızı ona bırakmak pek doğru bir fikir değil. Makinelerle savaş, yapay zekâ ile mücadele... Yakın zamanda da gündem bu olacak. Şöyle düşünmek gerekiyor; Normal zekâdan ne fayda gördük ki yapayından fayda göreceğiz. Çünkü zekilerin acı çektiği bir gerçek. Dolayısıyla yapay zekanın bizimle olumsuz bir mücadeleye gireceğini düşünmüyorum. Ben bir olumsuzluk görmüyorum. Beni bir bilgisayarın döveceğini sanmıyorum. Çünkü joystick bende.”
Kendi hayatında da teknolojiyle arasındaki mesafeyi korumaya çalıştığını söyleyen Cem Yılmaz, “Özellikle iletişim teknolojilerinin içine doğduk. 5-10 yıl bu teknolojilerin çok işlevsel olarak kullanılmadığı bir dönem yaşadık. Bilgisayarımız vardı, ama o bilgisayar değildi. İnsanlara, bilgiye ulaşmakla ilgili bir makine değildi. Başlı başına bu dönemlerin bir provasıydı. Haşır neşir olduk. Q klavyeyle uğraştık. Ben çok bağımlı değilim. Ancak alet işler el övünür diye bir laf var. Teknolojiyi hobilerimde mesleğimde kaçınılmaz olarak kullanıyorum. Ve onu nimetten elbette sayıyorum. Çağın enstrüman olarak görüyorum” şeklinde konuştu.
DA Vinci için füzen kaleminin ne kadar önemliyse şimdiki bir tasarımcı için iPad’inde o kadar önemli olduğunu aktaran Cem Yılmaz, bu konuyla ilgili sözlerine şu şekilde devam etti: “Arada fark yok. Da Vinci’nin elinde bir iPad olsaydı neler yapardı diye hayal etmekten başka aklıma bir şey gelmiyor. Elektrik yok. Akşam saat 5’te hava kararıyor ve ortaya çıkardığı eserler bunlar. Çok üzücü. Bazısı da şöyle düşünüyor. Abi vakti bol ya. Trafik yok. Öyle düşünen de var. Bugün Roma’da trafik var. Da Vinci rahat. Kendine vakit ayırabiliyor. İnsan başına gelenlerin sebebi insan olduğu için böyle şeyleri dert etmemek gerekiyor. Böyle şeylerle mücadele çok kolay. İnsanlığını muhafaza edeceksin. Her şey de olduğu gibi toplu iğneyle birinden birinin ayağından kıymığı da çıkarabilirsin, gözünü de kör edebilirsin.”
13

arrow_upward