Environmentalist, Digital Addict
10 Ağustos 2016
Anlatsın.com’un Hikayesi ve Gelecek Planları Üzerine [röportaj]

Son dönemin dikkat çeken girişimlerinden Anlatsın.com'un kurucu ortaklarından Eril Gün Ezerel ve Sargın Erdoğan ile İTÜ Çekirdek'te Anlatsın.com'un hikayesi ve gelecek planları üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

- Anlatsın.com’u birkaç cümleyle tanımlayalım mı?

  • Anlatsın.com kariyerler üzerine bir tecrübe anlatım platformu. Üniversite öğrencileri kendi üniversitelerini anlatıyorlar. Bunun yanında 45 yaşındaki bir çalışan da kendi mesleğini, sektörünü ve şirketini anlatarak kendinden sonra geleceklere yol gösterebiliyor.

- Üniversiteli Anlatsın’dan Anlatsın.com’a geçiş süreci nasıl yaşandı?

  • Üniversiteli Anlatsın’ı 2012’nin yazında bir blog olarak hayata geçirdik. Tercih yapacak bütün öğrencilerin sorularıyla amca oğlunu, hala kızını darlamaları yerine Üniversiteli Anlatsın’dan okumalarını istedik. Zamanla ilgi görmeye başladı ama bir süre sonra zombi modu, yani durağanlık başladı. Bu aşamada kendimize “Ne yapacağız, nerede çalışacağız?” diye sormaya başladık. Sorduğumuz bu sorudan da yola çıkarak artık sadece üniversiteliler değil, herkes kariyer tecrübelerini anlatabilmeli ve birbirlerine yol gösterebilmeli, diye düşündük ve Anlatsin.com böylece ortaya çıkmış oldu. Daha internet sitemizi açmadan tasarım dosyaları sayesinde 3 orta ölçekli markayla anlaşmalarımızı yapmıştık. Bu markaların ardından kurumsal firmalara gitmeye başladık. Proje beğenilse de belli bir süre onay almakta sıkıntı çektik. Kafamızda “Acaba?” sorusu oluşmaya başladığı andaysa arka arkaya Unilever, Microsoft, B/S/H, PepsiCo, Nestle, Garanti Bankası ve Vodafone projeyi onayladılar. Özellikle Unilever’in sıradanlığı kırıp bu konudaki ilk adımı atması bizim için çok faydalı oldu.

- Üniversiteli Anlatsın ve Anlatsın.com’un oluşumunda günlük çalışma temponuz nasıldı?

  • Öncelikle şimdiden bahsedeyim. Şu anda güne 10.30 – 11.00 gibi başlıyoruz. Hafta sonları da dahil günde 10-12 saat civarında çalışıyoruz ama sadece bununla sınırlı kalmıyor çünkü uyanık olduğumuz zamanlarda kafamızda sürekli işimiz dönüyor. İşiniz bir zamandan sonra hayat tarzınız oluyor. Bazı günlerde de 4-5 saat çalışıp sıkıldığımızda oyun oynamaya başladığımız da oluyor. Üniversiteli Anlatsın zamanındaysa 8 ay çalışmadığımız zaman da oldu günlerce ofisten çıkmadığımız da.

- Ailenizin projeye başlarken görüşleri ne oldu?

  •  İlk aşamada sizin üniversite eğitiminiz zamanında staj yaptığınız şirketlerden birinde çalışacağınızı düşünen aileniz girişimciliğe biraz soğuk bakıyor. Çocuklarının kurumsal şirkette çalışacak olması ebeveynler için çok daha çekici geliyor. 100.000’lere ulaşmaya başladığında bile aileden “Hadi oğlum artık okuduğun bölümün işini yapmaya başla” sözünü duyabiliyorsunuz. Şimdilerde yatırım süreçleri, röportajlar, firmalar arttıkça aile de aynı oranda tatmin olmaya ve onaylamaya başladı.

- Arkadaşlık ilişkileriniz ne yönde gelişti?

  • Eskiden haftada 3-4 gün arkadaşlarımızla görüşmeye ayırıyorduk ama bu aralar bu süre bir günü geçemiyor. Sizi gerçekten seven arkadaşlarınız da bunu çok umursamayıp sadece iyiliğinizi istiyor ve yakaladığınız ivmeden haz duyuyorlar. Buluşma zamanlarında da artık refleks olarak konu ne olursa olsun artık onu bir şekilde yaptığınız işe bağlamaya ve beyin fırtınası yapmak için onları zorlamaya başlıyorsunuz.

- Kız arkadaş konusunda nasıl bir hava hakim?

  • Kafamızın %95’i Anlatsın.com’da olduğu için aslında bu konularda gereklilikleri yerine getiremiyoruz. Bazen buluşma öncesinde ekipçe gelen ilham ve çalışma isteği sonucu iptal etmeler, hatta unutmalar bile yaşanıyor. Aslında Anlatsın.com bir nevi bizim sevgilimiz olmuş durumda ve kıskanmalara, ufak çapta krizlere yol açabiliyor. Girişimcilikte duygusal ilişkilerin durumu zor açıkçası.

- Peki, Anlatsın.com’a geri dönelim. Ekibinizde kaç kişi var, kimler neler yapıyor?

  • Biz üç kurucuyuz. İki tam zamanlı çalışanımız var. Birisi Fatih, kenidisi video işleriyle ilgileniyor. Bir diğeri de Yağmur. Yağmur da Community Manager olarak görev yapıyor. İletişimlerimizde yardımcı oluyor. Yağmur, ilerleyen dönemde de İngilizce versiyonumuz için yurtdışı bağlantılarımızı yönetecek. Bunun yanında birlikte vakit geçirdiğimiz, flört aşamasında olduğumuz çok değerli insanlar da var.

- Sizin aranızdaki iş bölümü nedir peki?

  • Sargın, Müşteri İlişkileri ve Operasyon ile ilgileniyor. Tuğberk ise IT kısmında kendini parçalıyor diyebiliriz. Ben ise Ürün geliştirme kısmında ve geriye kalan bütün boşlukları kapatmaya çalışıyorum.

- Ekip içindeki en büyük tartışmanız ve en büyük sevinciniz neydi?

  • Bazen ürün konusunda tartışmalar yaşayabiliyoruz. Zaman zaman da aramızda çok tartışabiliyoruz. Bazen birbirimizi çok darlıyoruz. Sürtüşmelerden dolayı tartışmalar yaşanabiliyor ama küslük yaşanmıyor. Bu konuda “En” diyebileceğimiz bir şey yok aslında. En sevindiğimiz ansa ilk kurumsal firmamız olan Unilever’in projeye dahil olmasıydı. Telefon geldiğinde evde camın önündeydim ve sevinç çığlıkları attığımızı hatırlıyorum. Yakın zamanda ilk uluslararası firmamızı alıp Dubai’ye gideceğimiz kesinleştiğinde de çok sevinmiştik, hatta videosu da var.

- Anlatsın.com’un son görmek istediğiniz aşaması nedir?

  • Kariyer hakkında akla gelebilecek her türlü sorunun cevabı, o işin ehlinden alınabilecek, şirketler çalışanlarıyla birlikte net bir şekilde tanınabilecek, şirketlerin de insanlara soru sorabildiği, telefonuna takip ettiğin şirketlerin bildirimlerinin düştüğü bir platform olacak olması görmek istediğimiz bir gelişme.

- Yurtdışı gelişmelerinizden biraz bahseder misiniz?

  • Türkiye’de kalmak isteyen bir Startup olmayı hiçbir zaman istemedik. Çünkü çözmeye çalıştığımız problem, global bir problem. Aynı zamanda Türkiye’de maksimum 10 Milyon Dolarlık bir şirket olabilirsin ama dünyaya açıldığında doğal olarak bu rakamlar katlanıyor. Bizim hedefimiz yüzlerce milyon dolar. Anlatsın.com’da sorulan soruların çoğu da aslında her dilde sorulabilecek sorular. Altyapımız hazır, şirketlerimiz de global şirketlerdi. Biz de dedik ki diğer dillerde de hizmet verelim.

- Yurtdışı aşamasında hiç çekindiniz mi?

  • Biz hala korkuyoruz aslında. “Ya olmazsa?” dediğimiz zamanlar hala oluyor. Ama bu bizi çok heyecanlandırıyor ve yapmak zorunda olduğumuz şeyi düşünüyoruz. Olmazsa da olmaz, ucunda ölüm yok. Küçük ve yeni olmanın getirdiği bir “Acaba?” sürekli oluyor ama biz bunun üstesinden geldik, hala da geliyoruz. Daha büyüklerinin de üstesinden geleceğimize eminiz.

- Neden Dubai?

  • Dubai, çalışanlarının ülkeleri itibariyle çok renkli bir ülke. Çok fazla sayıda, çok fazla kişi işe alınıyor. Bu nedenle de dijitale kaymak zorunluluğu oluşuyor markalarda. Biz de bu nedenle Dubai’ye gitmeye karar verdik. Bu kararı verdikten sonra LinkedIn’den insanlara ulaşmaya başladık. Bunda genç olmamızın da büyük etkisi var. Bu süreçte tanıdıklarımızdan da faydalandık ve hızla görüşmelere başladık.

- Yurtdışındaki firmaların hepsiyle video mu çekeceksiniz, nasıl ilerleyecek?

  • Bundan sonraki süreçte özellikle yurtdışından gelecek olan içeriklerimiz, mobil uygulamalar üzerinden gerçekleşecek. Çalışanlar telefonlarındaki, tabletlerindeki uygulamalarla kendi pozisyonlarını ve çalıştıkları ortamı anlatabilecekler.

- Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

  • CEOtudent'a bu keyifli sohbet için teşekkür ediyoruz. CEOtudent'ı seviyoruz. <3 :)

facebook-paylas2 new-twitter-paylas2

1

arrow_upward